Tweet about this on Twitter Pin on Pinterest Share on Facebook

Tanımadığı Bir Adam Engelli Oğluyla Konuşmaya Başladı. Söylediği Şeyler Anneyi Gözyaşlarına Boğdu.

Diğerlerinin farkına varmak önemlidir. En önemlisi de eğer özelseler. Özel, birçok anlama gelebilir. Aşağıdaki hikaye de bunu kanıtlar nitelikte. Anne ve engelli oğlu için sıradan bir gündü. İyi kalpli bir yabancının engelli çocukla konuşmaya vakit ayırmasından sonra herkes için unutulmayacak bir gün haline geldi. Hal ismindeki adam hikayeyi Facebook üzerinden anlattı ve gönderi hızla ilgi gördü. Dünyayı hep beraber daha iyi bir yer haline getirmek için lütfen yazıyı okuyup paylaşın.

Johnston City, Illinois’de yaşayan Hal Steenson’ın Facebook’ta paylaştığı orijinal gönderi şöyle:

Neden çamaşır makinesine çamaşır atacağım  sırada deterjan olmadığını farkediyorum? Çöp torbası, rulo havlu, tuvalet kağıdı ve ampul almanın zamanı geldi de geçiyordu bile.

Neyse, markete gidiğ lazım olan şeyleri aldım ve kasaya doğru yöneldim. Önümde de 16 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir çocuk kasaya ilerlememi engelliyordu. Acelem olmadığından, çocuğun arkasında olduğumu farkedip yoldan çekilmesini bekledim.

Tam o sırada çocuk ellerini heyecanla havaya kaldırarak “Anneciğim, buradayım” diye bağırdı. O an küçük çocuğun engelli olduğunu anladım. Çocuk arkasında kasaya ilerlemeye çalışan beni görünce çok şaşırdı.

“Merhaba, adın ne bakalım senin?” diye sorduğumda çocuğun göz bebekleri büyüdü ve suratında şaşırmış bir ifade vardı.

“Adım Denny, annemle alışverişe geldik” diye cevap verdi gururluca. “Vay be” dedim ben de ve ekledim: “Ne güzel ismin var; Keşke benim adım da Denny olsa. Ama maalesef adım Hal”. “Halat gibi mi yani?” diye sordu. Ben de “Evet” diye cevapladım. Sonra da “Kaç yaşındasın Denny?” diye sordum. O da annesine “Anne ben kaç yaşındayım?” diye sordu. Annesi de Denny’e “Sen 16 yaşındasın Denny; şimdi iyi bir çocuk ol ve beyefendinin geçmesine izin ver.”

Annesinin orada olduğu görerek Denny ile yaz, bisikletler ve okul hakkında konuşmaya devam ettim. Birisinin dikkat odağı olduğundan dolayı kahverenginin gözlerindeki ışıltıyı gördüm. Birden arkasını dönüp oyuncak reyonuna doğru yol aldı.

Denny’nin annesinin suratında şaşırmış bir ifade vardı ve oğluyla konuştuğum için bana teşekkür etti. Çoğunun oğlunun suratına bile bakmadığını, neredeyse hiç konuşmadıklarını söyledi. Rica ettikten sonra aklıma nereden geldiğini tahmin etmediğim bir şey söyledim.

Ona “Cennetin bahçesinde kırmızı, pembe ve sarı güller vardır. Bir de mavi güller vardır. Mavi güller çok nadir, güzel ve ilgi çekicidirler. Gördüğünüz gibi Denny bir mavi gül. Eğer birileri mavi gülü yürekten koklamaz ya da dokunmazsa, cennetten bir parçaya erişme şansını kaçırmış olurlar” dedim.

Annesi biraz sessizleşti ve sonra “Peki siz hangisisiniz?” diye sordu.

Hiç düşünmeden cevap verdim: “Ben büyük ihtimalle nergis ya da kara hindibayım. Ama şüphesiz ki cennet bahçesinde olmayı seviyorum.”

Eğer hikaye kalbinizi ısıttıysa, lütfen paylaşmayı ihmal etmeyin. Unutmayın. İnsanlar ne dediğinizi ya da ne yaptığını unutabilirler. Ama nasıl hissettirdiğinizi unutmazlar.

Hal Steenson’ın Facebook profilini buradan inceleyebilirsiniz.